Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, İstanbul’da katıldığı forumda Türkiye ile ilişkilerin stratejik boyutunu vurguladı. İki ülke arasında planlanan demir yolu bağlantı projesi ve madencilik alanındaki dev yatırım fırsatları, bölgenin lojistik ile ekonomik geleceği için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
İstanbul’da Kritik Zirve: İki Ülke Arasında Stratejik İşbirliği
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Yükselen Piyasalar Forumu Serisi kapsamında düzenlenen OECD Kritik Mineraller Forumu’na katılmak üzere İstanbul’a geldi. Ziyareti sırasında kritik açıklamalarda bulunan Bakan Hureyf, iki ülke arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerin ulaştığı seviyeyi detaylandırdı.
Bakan Hureyf, özellikle sanayi ve madencilik sektörü odağında Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin artık “seçkin ve stratejik” bir boyuta taşındığını net bir dille ifade etti. Türkiye’nin mevcut sanayi stratejisindeki hedef sektörlerin neredeyse tamamında çok büyük imkanlar barındırdığına dikkat çekildi.
Türkiye Suudi Arabistan Demir Yolu Projesi Neden Önemli?
Bölgede son dönemde artan jeopolitik riskler ve krizler, uluslararası ticaret ağı için alternatif rotaların oluşturulmasını zorunlu kılıyor. Bu bağlamda, her iki ülkenin masaya yatırdığı demir yolu bağlantı projesi, lojistik sürdürülebilirlik açısından hayati bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Ortadoğu’daki zorlukların çözümünde lojistik ağların kritik bir rol oynadığını belirten Suudi yetkilinin açıklamalarından öne çıkan stratejik başlıklar şunlar oldu:
- Türkiye ile Suudi Arabistan arasında kurulması hedeflenen kesintisiz demir yolu projesi, bölgesel krizlere karşı en rekabetçi ve güvenli ulaşım alternatifi olarak görülüyor.
- Bölgede yaşanan İran çatışmaları ve geride bırakılan Kovid-19 pandemisi gibi krizler, lojistik bağımsızlık ve kendi kendine yetebilme kapasitelerini geliştirme konusunda yeni fırsatlar yaratıyor.
- Kurulacak güçlü ulaşım ağları sayesinde, iki ülkenin sanayi kapasiteleri entegre edilerek küresel tedarik zincirindeki risklerin en aza indirilmesi hedefleniyor.
Madencilik Sektörü İçin Ortaklık Çağrısı
Bakan Hureyf’in üzerinde durduğu bir diğer önemli vizyon ise küresel çapta giderek artan stratejik maden ihtiyacı ve madencilik sektörü yatırımları oldu. Modern sanayinin çok daha fazla madene acil ihtiyaç duyduğunu belirten Bakan, bu hammaddelerin tedariki için ülkeler arası işbirliğinin artık kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.
Bu stratejik ortaklık modelinin doğal kaynakların çıkarılması, işlenmesi ve nihai ihtiyaçlara yanıt veren ara sanayiler aracılığıyla güçlendirileceği ifade edildi. Ayrıca Suudi Arabistan içindeki yasal mevzuatların iyileştirildiği ve madencilik lisans sürelerinin kısaltılarak yatırımcıların önündeki tüm bürokratik engellerin kaldırıldığı açıklandı.
Suudi Arabistan Vizyonu 2030 ve Sanayide Tarihi Sıçrama
Riyad yönetiminin ekonomiyi çeşitlendirmek ve petrole bağımlılığı azaltmak amacıyla başlattığı Suudi Arabistan Vizyonu 2030, 2026 yılı itibarıyla üçüncü ve son aşamasına girmiş bulunuyor. Bu yeni dönemde özellikle petrol dışı sanayi sektöründe tarihi bir sıçrama yaşandığı verilerle kanıtlanıyor.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğinde yürütülen reformlar kapsamında, “Geleceğin Fabrikaları” programı ile endüstriyel tesislere yapay zeka entegrasyonu sağlandığı belirtildi. Atılan bu adımlar sonucunda, dünyanın farklı bölgelerinde faaliyet gösteren dev uluslararası şirketlerin artık Suudi Arabistan’ı en cazip yatırım merkezlerinden biri olarak konumlandırdığı vurgulandı.









